Feb 5, 2011

Son 5 Yılda Galatasaray

Adnan's era
2010/2011
Gelenler(£25.9m)£4.4m Stancu; €7.4m Misimovic; £3.9m Cana; £440,000 Musa; £3.3m Yekta; £2.6m Pino; £1.7m Culio; £1.3m Çağlar; £660.000 Insua(kira); Ali Turan; Kazım; Serdar Özkan; Mehmet Batdal; Zapata
Gidenler(£16.1m)£7.1m Keita; £2.5m Elano; £114.000 Özgürcan; £880,000 Emre Güngör; £4.8m Mehmet Topal; Emre Aşık; Serdar Özkan; Ali Turan;
Kar/Zarar: -£9.785.600
Avrupa: Eleme Turu
Kupa: ?
TSL: 10.
2009/2010
Gelenler(£15.9m)£6.6m Keita; £6.1m Elano; £739,000 Neill; £616,000 Gio Dos Santos; £352,000 Caner; £800,000 Jo; £1.5m Ufuk; Leo Franco; Gökhan Zan; Sarp
Gidenler(£2.4m)£1.8m Lincoln; Alpaslan £440,000; £132.000 Anıl Karaer; Ümit Karan 
Kar/Zarar: -£13.500.000
Avrupa: Son 32
Kupa: Çeyrek Final
TSL: 3.
2008/2009
Gelenler(£10.5m)£4.8m Baros; £3.9m Meira; £880.000 Serkan Kurtulus; £440.000 Alpaslan; £440.000 De Sanctis; Kewell
Gidenler(£5.2m)£5.1m Meira; £132.000 Necati; Orhan Ak; Bouzid; Song; Okan; Hakan Şükür
Kar/Zarar: -£5.324.000
Kazanılan: TR Süper Kupa
Avrupa: Son 16
Kupa: Çeyrek Final
TSL: 5.
2007/2008 (Canaydın-Polat)
Gelenler(£12.1m)£616.00 Emre Güngör; £4.4m Lincoln; £1.1m Nonda; £3.0m Linderoth; £880.000 Volkan Yaman; £440.00 Servet; £352.000 Barusso; £1.7m Hakan Balta
Gidenler(£2.7m)£792.000 Iliç; £616.000 Tomas; £352.000 Mondragon £880.000 Hasan Kabze; £88.000 Cafercan; Cihan; Inamoto; Ergün
Kar/Zarar: -£9.400.000
Avrupa: Son 32
Kupa: Yarı Final
TSL: 1.
"Özhan Abi" Dönemi..
2006/2007
Gelenler(£3.3m)£264.00 Inamoto; £1.7m Carrusca; £880.000 M.Topal; £440.000 Tolga Seyhan; Okan Buruk
Gidenler(£176.000)£88.000 Cafercan; £88.000 Cafercan; Volkan; Altan; Heinz; Suat Usta; Saidou
Kar/Zarar: -£3.168.000
Avrupa: ŞL Grup
Kupa: Çeyrek Final
TSL: 3.
2005/2006
Gelenler(£3.6m)£1.9 Heinz; £1.7m Iliç; Yalçın
Gidenler(£880.000)£440.000 Conceicaio; £440.000 Arda (kira); Bülent Korkmaz; Ribery; Arif; Hakan Ünsal; Kingson;
Kar/Zarar: -£2.720.000
Avrupa: Eleme Turu
Kupa: Çeyrek Final
TSL: 1.

Feb 2, 2011

Andy van der Meyde


"Aaa hakikaten bir Andy van der Meyde vardı,n'oldu ona?" dediğinizi duyar gibiyim başlığı ve resmi görünce.Evet,biz de tam ondan bahsediyorduk..

Yeniden yapılanan Ajax'la geçen üç harika yıl,"gitmeyecekti" denilen Inter'le yaşanan iki sene ve sakatlıklarla boğuştuğu dört yıllık Everton kariyeri.Henüz 31 yaşında olmasına rağmen şimdilerde tribünleri nişan alamadığı kesin.En basitinden Merseyside'ın mavi tarafının tarihine futboluyla değil,sadece aldığı cezalarla kulüp rekorunu kırarak geçen van der Meyde,kariyeri boyunca "sorunlu oyuncu" profiline yeni bir boyut katanlardan.2006 Ağustosunda üst üste köpeğinin ve arabasının çalınması,karıştığı dört bar kavgası ve bir buçuk ay boyunca tek bir antrenmana bile gelmemesi o günlerde İngiltere'nin yüksek tirajlı gazetelerinin alay konusu olmustu."Kim daha tembel? van der Meyde mi Tony Blair mı?" (sportingo'da bunla ilgili bir makale var) Şimdilerde ise yeşil sahalara geri dönüş için tekrardan o topraklarda çalışmakta.Bütün bunları bırakıp yeniden son bir vuruş için West Bromwich onu kabul eder mi bilinmez ama bu yetenekli adamın -kendine göre- futbola halâ verebileceği bir şeyler var.Geçtiğimiz sezon ortasında PSV ile olmamıştı,bakalım yeniden dönebilecek mi..

Feb 1, 2011

Adi Köpek


Bu muydu ulan dünya? Bu muydu adaletin? Bunca yıl bize "o yeni efsane.o bizim dokuz numaramız,o bizim sarı'mız." dedirtip,en sonunda onu bizden böyle mi alacaktın? Hayır,kabullenemiyorum.Atletico yıllarında bile pazubandının altında yazan ynwa'a böyle ihanet etmesini algılayamıyorum.Meğer hepsi koskoca,dolarlarla çevrili bir yalanmış.Anfield'da uğruna besteler yapılan,her gol attığı Chelsea maçından sonra genci yaşlısı herkesin ağzına doladığı şarkıya,en basitinden King Kenny,Robbie Fowler ve hatta aynı takımda dört sene boyunca oynadığı Steven Gerrard gibi değerlere sahip olan şu kulübü para,kupa ve şöhret için maviye tercih etmesini idrak edemiyorum.

Aralık 2009'a geri dönelim.Liverpool yine kötü bir dönemde,Hicks&Gillett'in elindeki kulüp borçların faizlerinde hiç olmadığı kadar sıkıntı yaşarken Britanya basınının aklına gelen ilk şey her zaman olduğu gibi Torres'i satmak.Kulüp taraftar tepkisinden en az bugünkü kadar çekinse de yeni kaynak yaratmak için pek fazla da seçeneği yok,ve tam bu durumda (basına göre) Torres devreye giriyor.Varan 1:From my first day as a Liverpool player, right up to today, I have always felt that Anfield is my home. I feel like I am from Liverpool.I would like to be part of Liverpool's history one day by winning trophies. I have plenty of years here, I'm sure of that, and I hope the trophies will come soon.

Şimdiki ise Ağustos 2010'da kulübün resmi sitesinden.Hodgson yeni gelmiş,dünya kupası sonrasında oyuncular yeni yeni antrenmanlarda ve lfc tv onlarla röportajlar yapıyor.Gerrard'ın ardından söz,takımın en kıdemli ikinci oyuncusu Fernando Torres'de..Varan 2:This is the best club in the country so the targets and expectations are always high.From my first day I got the same welcome as Stevie or Carra or players who have been here for a long time. I felt at home from the first day, I feel the fans love me and everyone knows I am really happy here and really happy to play at Anfield.

Sakin olun,daha bitmedi.Kulüp dergisi için televizyona verdiği 2009 Aralık tarihli röportajda ise tam anlamıyla döktürüyor sarı lale.Varan 3:Where's your favourite place to go?For me, Anfield is the best place in England but when I am with my family we normally go to the city centre.The fans here have seen some of the best players in the world playing for Liverpool and now they sing my name, but I have only been here two years and I haven't won trophies, I've only scored some goals. I hope in a few years I can write another book explaining about the victories and trophies.I feel like I am from Liverpool.


Açıklamaları bir kenara koyalım,bunların kalbe ciddi zararı yok.En çok koyan şey ne biliyor musunuz? 6 Şubat Stamford Bridge,Chelsea-Liverpool..

Her şey yalanmış meğer..Sarı'ya ölüm!

Dec 30, 2010

Git Kendinden Daha Fazla Nefret Ettirmeden


Yukarıdaki başlık Liverpool'lular adına 2010 yılı veya Roy Hodgson için kullanılabilir.Sinir katsayısını arttıran iki sene,kadro iskeletinin üzerine hemen hemen hiç bir faydalı eklemenin yapılmaması,yenilen miras...Daha kötü olacağını kim nerden bilebilirdi ki? Bu sezon toplamda sekizinci mağlubiyetini haftaya lig sonuncusu giren Wolverhampton'dan alan kırmızılar son 45 yılın en kötü 18 maçlık periyodunu acı bir çığlıkla tamamladı adeta.

Amerikalılarla beraber bu tablonun oluşmasındaki en büyük pay sahibi Roy ise şu an Henry ve teknik ekiple toplantıda.Henüz kovulmadı,ama gi-de-cek.Bunu herkes biliyor.Ben de iş henüz resmiyete dökülmeden Türk basınının çok sevdiği "X'in 6 ayı." adlı anatomiyi Hodgson için çıkarayım dedim.İşte hatalarla dolu 6 ay..

  • İlk imzası göreve geldikten bir hafta sonra transferi Ocak'ta kesinleşmiş Milan Jovanovic oldu.
  • Ardından Joe Cole,Poulsen,Konchesky,Brad Jones,Raul Meireles,Danny Wilson ve Jonjo Shelvey'den oluşan 7 kişilik bir oyuncu listesini parası olmayan kulübe toplam 30 milyon €'ya aldırdı.
  • Takımın en sıkıntılı bölgesi olan sol beke transfer istemedi.Elinde geçen sezon 40'a yakın maçta forma giyen Emiliano Insua'yı vardı,oyuncu Galatasaray'a gönderildi.
  • Riera,Benayoun,Mascherano üçlüsü beklenilenden çok daha iyi bir paraya -33 milyon euro- satıldı.(Tek iyi hamle.)
  • Kısıtlı kadroya gereğinden fazla rotasyon yaptırdı.'Oyuncuları dinlendirmek' ilk amacı olsa da,farkında olmadan yıldızlarının form tutmasını engelledi.
  • 23 Eylül Carling Cup 3.turunda ikinci lig ekiplerinden Northampton Town'a penaltılarla yenilerek kupadan elendi.
  • Bir buçuk yıl önce 4-0'la Real Madrid'i Anfield'ın çimlerine gömen kadrodan 8 kişi bugün sahadaydı.Hmm,biri coaching mi dedi?

Gece 2'de rakıyla bu kadar beyler.Ah ulan Liverpool,sen yok musun...

Dec 24, 2010

In Hedo,We Trust


O 91 milyon $'ın yer değiştirdiği takasın özeti bu resim resim diyebiliriz.Carter'ı Hidayet'e tercih ettikleri günden beri "contender" olmaktan istikarlı bir şekilde uzaklaşan Magic,süperstarını kaybetmemek uğruna Hedo'ya bir kez daha inandı.Hem de Otis'in hayatta vermem dediği paraya...

"Hido eskisi gibi değil." dediğinizi duyar gibiyim,doğrudur.Savunması da,dizleriyle beraber gittikçe kötüye gidiyor Hidayet'in.Olsun.Hâlâ bencil oynamıyor,ve olgunlaşma/kontrat doygunluğu'nun etkisiyle sahada daha bi' rahat artık.Belki artık hiçbir zaman 19-5-5 ile oynayıp ciddi bir all-star adayı olamayacak ama onu revize edebilecek tek sistem Van Gundy'nin sistemi,yani Magic organizasyonu.En amiyane tabirle sonuna kadar hakederek aldığı "Mr.Fourth Quarter" ünvanından bize bir kaç kırıntı gösterse yeter! -ki Orlando taraftarının da hayatının geri kalanını loserlığa adamış Vince Carter yerine zor anlarda topu eline almaktan hiç çekinmeyen,o bildikleri Hido'yu  görmek isteyeceklerine eminim.

Takasın ardından birlikte en iyi maçını dün gece lig lideri Spurs'e karşı oynayan Hedo-Arenas-Richardson üçlüsü hücumda hayli akıcıydı mesela.Hidayet eski günlerdeki gibi set hücumunda tepede topu aldı,Richardson (soldaki tablo numara 2) geçen yılki sistemde Vince'in oynadığı rolün bir benzerini sergiledi,Arenas ise ya penetre etti,ya da şutörler üçlüğün gerisine dağılmışken Howard'la üç veya dört kez post-up oynayıp sayı buldurdu.Ayrıca Howard benchteyken Van Gundy -yine ilk defa- yeni kadronun 5 kısalı sisteme,yani 'small ball'a uygunluğunu denedi;yaşlı Spurs'e karşı da kısmen başarılı oldu.

Sözün özü,Hidayet Orlando'da tekrar elzem statüye kavuşacaktır kanımca.Belki sayı yönünden onu eskisi kadar aktif göremeyeceğiz ama asist bakımından 5.5-6.0 civarı ortalamanın altına düşeceğini pek zannetmiyorum.Öte yandan hücum sistemini -Nelson ve Arenas'ın takımı ileriye taşıma zaaflarının olduğunu biliyoruz- yine birinci elden yönetecek,yani o çok istediği "topu" muhtemelen iki sene önceki Orlando'dan daha çok kullanma şansı elde edecek.
Son olarak Hedo'nun dönüşünün ardından forumlarda yer alan bir kaç mesajın capsi ile gidelim buralardan..

Nov 23, 2010

Ricky van Wolfswinkel


Utrecht'in yirmi bir yaşındaki 9 numarası bu sefer kendisine ödenen 3 milyona yakın bonservis ve "yeni ruud" beklentilerini boşa çıkarmayacak gibi.Son vuruşları,topla aniden hızlanması ve yaşına rağmen kale önündeki soğukkanlılığı onu şimdiden bir çok dev kulübün listesine sokmuş durumda.Ligde 14 maçta 11 golü var; "amaan orası Hollanda ligi,o tarafıma bu tarafıma çarpar top bi' şekilde girer 6-7 gol atarım." diyenler için pek iç açıcı bir istatistik olmayacaktır ancak bu çocuk ve ondan beklenenler biraz farklı.

Hollanda'nın 'forvet'e duyduğu aşk,4-0'lık Celtic maçı (hat-trick yaptı) ve saha içindeki sempatikliği bu genç adamı transfer listelerinde üst sıralara taşıdı.Hodgson ile Redknapp'ın (hatta Ertuğrul Sağlam'ın) onunla ciddi bir biçimde ilgilendiği yazılıp çizildi,oysa Ricky başka bir takımın Avrupa maçlarında oynamasına engel teşkil edecek herhangi bir yaptırım olmadığı halde Utrecht'te kalmak istedi.Bu tercih kendi gelişimi adına iyi bir seçim ancak Hollanda standartlarında nispeten kapalı oynayan Utrecht'te "piyasa değerini bu kadar yükseltmişken üzerine ne koyabilir" dir soru işareti olan.

Eksiklerine gelince; her ne kadar topla beraber muazzam bir yeteneğe sahip olsa da topsuz alanda bazı sorunlar yaşadığı aşikar.1.85'lik boyuna rağmen kafa toplarında etkili değil,devamlılık sorunları var.Bir başka gelecek vaadeden oyuncu Belçikalı Dries Mertens'in olmadığı maçlarda ise henüz golü yok.

Tüm bunlarla birlikte büyük oyuncu olma potansiyeline ve vizyonuna sahip,topu ayağına yakıştıran bir adam.Eğer bu düzeyde performansını sürdürürse.... EPL mi? Neden olmasın...

Sep 30, 2010

UEFA Avrupa Ligi Tahminleri


Bu gece Avrupa Ligi'nde tam 24 maç var.Kupon olarak değil de;bazı maçları analiz ederek,bazılarını da salt kupon olarak bloga ekleyeyim dedim.İyi mi ettim bilemiyorum,saat 12'yi vurduğunda karar verirsiniz artık :)
Herkese bol şanslar.

http://2.bp.blogspot.com/_EeEcS9KFuJ4/TKSFJjqYeUI/AAAAAAAAB_k/iaBcOsJqB6k/s1600/bjk.png
Avrupa'da şu ana kadar oynadığı hiçbir maçı kaybetmeyip sadece 1 gol yiyen Beşiktaş,bu akşam Rapid Wien ile zor bir karşılaşmaya çıkacak.İngiltere'de sansasyonel bir biçimde Aston Villa'yı eleyerek bu lige katılan Rapid,hem çok gol atan hem de çok gol yiyen bir takım.3-4 haftadır (lig dahil) oldukça kötü gidiyorlardı,5 maçta yalnızca 1 puan alabildikleri bu dönemden geçen hafta Kapfenberg karşısında kazanarak çıktılar.Golcü bir kimlikleri var,Beşiktaş'ın hücum performansını da göze alarak üst tercihinde bulunuyorum.
http://4.bp.blogspot.com/_EeEcS9KFuJ4/TKSFM-19kwI/AAAAAAAAB_o/jmCoKqor0y8/s1600/samp.png
Günün bankolarından.Geçen hafta kendi evinde Metalist'ten 5 yiyen Debreceni'nin İtalya'da taç atması bile zor.Evinde uzun süredir galibiyete hasret olan Sampdoria,handikapı rahat aşar.
http://2.bp.blogspot.com/_EeEcS9KFuJ4/TKSFVTeLlZI/AAAAAAAAB_s/CU0jdbvGsjE/s1600/psg.png
 Arles maçı hariç ikisi deplasmanda,üç güçlü takımla oynayan PSG,aldığı 7 puanla çok iyi bir form yakaladı.Geçen hafta Endülüs'te yaptıkları sürprizin ardından Sevilla için işlerin zorlaştığı bu grupta averaj takımı olacak Karpaty'e puan vermezler.1 olur.
http://2.bp.blogspot.com/_EeEcS9KFuJ4/TKSFteQXjlI/AAAAAAAAB_w/6cVetgy7Ow4/s1600/atletico.png
Leverkusen'in bu sezon Nürnberg dışında gol atamadı maç yok.Atletico'nun da gol performansı fena değil.1,45 banko kuponlar için iyi oran,üst denenir.

Kupon 1
630 Zenit - AEK (H) 1 /1,80
623 Odense - Stuttgart Üst /1,60
620 Dortmund - Sevilla Üst /1,60
637 Paok - Dinamo Zagreb 1-0 çş /1,16
640 Lizbon - Levski 1 /1,40
Oran: 7,47
-----------------------------------------
Kupon 2
622 Metalist - PSV 0 /2,90
635 City - Juventus (H) 0 /3,40
630 Zenit - AEK  1 /1,20
621 Hajduk - Anderlecht İlk Yarı 0 /1,90
Oran: 22,4
----------------------------------------

Sep 13, 2010

2010 FIBA WBC:Turnuvanın 'En'leri

Hani derler "acısıyla,tatlısıyla" geçti diye,biz ilkini yaşamadan bitirdik bu turnuvayı.Yunanistan,Fransa,Slovenya,Sırbistan..Bizim rakiplerimiz "şimdilik" bunlar,ABD değil.Ev sahipliği önemli bir faktördü,güzel de altından kalktık.Şimdi üzerine koyarak,alttan gelen jenerasyonu Ersan'ın,Ömer'in bulunduğu takıma monte ederek Avrupa Şampiyonaları'nda ilk 4'ün dışında kalmamayı hedeflememiz lazım.Büyük başarı geldi,şimdi alkışlama zamanı.Teşekkürler 12 Dev Adam!

En İyi Oyuncu
Kevin Durant (ABD)
Söylenecek pek fazla şey yok.22,8 sayı 6,1 ribaund 26/57 (%47) ile üçlük ve %91 ile serbest atış.Hiçbir maçta çift hanelerin altına düşmedi ve takımın ona en çok ihtiyacı olduğu maçlarda sahnedeydi.(en düşük skorla oynadığı maçlar Iran,Tunus,Angola).NBA sayı kralı,hem bizim hem de komitenin MVP'si..

En İyi Takım
Amerika Birleşik Devletleri
Turnuvanın namağlup takımı,olimpiyat kadrosunda bulunan hiçbir oyuncusunu Türkiye'ye getirmemesine rağmen sadece Brezilya'ya karşı 10 sayı farkın altında kazandı.Duke koçu Mike Krzyzewski yönetiminde fazla zorlamadan,iyi savunma ve güzel basketbol sergileyerek tarihin en genç kadrosuyla 16 yıllık Dünya Şampiyonluğu hasretini giderdiler.

En İyi Koç
Kestutis Kemzura (LIT)
Profesyonel koçluk kariyerine 28 yaşında Beşiktaş'ta yardımcı antrenör olarak başlayan Litvanya'nın koçu Kemzura,turnuva boyunca elindeki kadrodan en iyi yararlanan antrenördü.Neredeyse 'esas oğlanlardan' hiçbirini Türkiye'ye getirmeyen Litvanyalı koç,gençlerin uyumu ve Linas Kleiza'nın üzerine kurduğu hücum sistemiyle madalyaya ulaşmayı başardı.

Çıkış Yapan En İyi Genç Oyuncu
Marko Keselj (SRB)
Bir ödül daha Durant'e gitmesin diye ödülü biraz kırptık;'En İyi Genç Oyuncu'yu,'Çıkış Yapan En İyi Genç Oyuncu'ya değiştirdik.22 yaş sınırı da koyunca Bojan Bogdanovic'i -bizim gözümüzde- alt eden çiçeği burnunda Olympiakos'lu Marko Keselj bu ünvanı kaptı.11.1 sayı 3.1 ribaund %70 ikilik ve %60 üçlük isabeti (gruptan çıkanlar arasında lider) ile bütün maçlarda oynayan 21 yaşındaki Sırp forvet takımının dünya dördüncüsü olmasında en büyük pay sahiplerinden biriydi.

En Büyük Hayal Kırıklığını Yaratan Oyuncu
Nicolas Batum (FRA)
TP9'suz Fransa'nın ilerlemesinde Diaw ile ona güvenilmiş,takım ikisinin üzerine kurulmuştu ancak olmadı.Turnuva boyunca büyük maçlarda hep sinen bir Batum izledik,takım için önemli olan Yeni Zelanda,Litvanya,Türkiye maçlarında %38 ile 2'lik %30 ile de 3'lük atan Trail Blazer,12.5 sayı ortalaması olmasına rağmen berbat şut seçimleri ve maç başına yaptığı 2,9'luk top kaybıyla takımın başarıya ulaşmasında gereken yıldız vasıflarından çok uzaktaydı. 

En Zevkli Maç
5.lik Maçı (ARJ 86:81 ISP)
Eğer gerilim,stres ve milliyetçilik arıyorsak muhtemelen Sırbistan ile oynadığımız yarı finali seçerdik,ancaaak..Amacımız turnuvada "en keyifli" maçı bulmak olduğundan ben,İspanya ile Arjantin'in oynadığı 5.lik maçını seçtim.Bazısı çok,bazısı maçtan az keyif almıştır ama herkesin bu maçı "zaplamayı düşünmeden" izlediği konusunda hemfikiriz herhalde..

En 'Savaşçı' Oyuncu
Sinan Güler (TUR)
15 dakika ortalamayla maç başına 2,2 top çalan Sinan Güler,kuşkusuz bu ünvanı fazlasıyla hakediyor.Savunmamızla finale kadar geldiğimiz şampiyonada,benchten maça enerji getiren,Ömer Onan ile birlikte rakip takımın en skorer oyuncusunu tutmakla görevlendirilen Sinan;sporcu ahlakı ve sahadaki performansıyla aklımızda turnuvadan geriye kalan en güzel şeylerden biri oldu.

En 'Efsane' İstatistik
Luis Scola (ARJ v BRA)
39 dakika sahada kaldığı maçta 
37 sayı 9 ribaund 3 asist 2 top çalma..Hem de karşında Anderson Varejao varken,%70 saha içi isabet oranıyla.Büyük üstad,muazzam Luis Scola'ya kelimeler yeter mi..

Related Posts with Thumbnails

  ©Template by Dicas Blogger.

TOPO